CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın iptaline ilişkin davada mahkeme kararını verdi. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, kurultayın mutlak butlan nedeniyle geçersiz sayıldığını ve iptal edildiğini hükmetti. Bu kararla birlikte, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren tüm hukuki sonuçlarının ortadan kalktığı belirtildi.
Mahkeme, kurultayın iptaliyle birlikte bu tarihten sonra gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz sayılmasına hükmetti. Bu doğrultuda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi döneme dönülerek, önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine devam etmesi kararlaştırıldı. Mevcut yönetim kadrolarının görevden uzaklaştırılması yönünde de bir tedbir kararı alındığı ifade edildi.
Ayrıca, 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan CHP İstanbul İl Kongresi ile bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptal edildiği bildirildi. Kararda, mutlak butlanla sakatlanmış kurultay sonucu göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel ile parti organlarının tedbiren görevden uzaklaştırılmasına hükmedildi. Kemal Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesi görev yapan parti meclisi ile disiplin kurulu üyelerinin görevlerine iade edilmesi kararlaştırıldı.
Mahkeme heyeti tarafından oy birliğiyle alınan kararın, iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz edilebileceği belirtildi.
Kararın ardından Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesaplarından bir açıklama yaparak partililere seslendi. Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci “keşkelerle” değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akıla davet ediyorum.”


