İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, Türkiye’de önümüzdeki yaz döneminde şiddetli kuraklık ve orman yangınlarının artabileceği uyarısında bulundu. Tağıl, ‘Süper El Nino’ olarak adlandırılan iklim olayının sıcaklık rekorlarını da tetikleyebileceğini belirtti.
Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan El Nino’nun, atmosferdeki rüzgar ve yağış düzenlerini değiştirerek küresel çapta hava olaylarını etkilediğini anlatan Prof. Dr. Tağıl, bu durumun Türkiye’de dolaylı yollarla etkisini gösterebileceğini ifade etti. Geçmişte yaşanan güçlü El Nino dönemlerinde kuraklık ve yangınların arttığına dikkat çeken Tağıl, 2026 yazının da stabil olmayacağını, sıcaklıkların yüksek seyredeceği, kuraklığın şiddetleneceği ve orman yangınlarının daha sık görülebileceği bir dönem olacağını öngördüğünü dile getirdi. Ancak bu dönemin aynı zamanda kısa süreli aşırı hava olaylarıyla da kesilebileceğini ekledi.
Yaz sonunda, Akdeniz ve Karadeniz’deki ortalamanın üzerindeki deniz suyu sıcaklıklarının, sonbaharda kuzeyden gelecek soğuk hava ile birleşmesiyle fırtına, sağanak ve tropikal fırtına benzeri ‘medican’ olayları için zemin hazırlayabileceğini belirten Tağıl, bu durumun özellikle Doğu Akdeniz’de etkili olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Tağıl, ‘Süper El Nino’ etkisinin 2027’ye kadar sürmesi beklendiğini, 2026-2027 sonbaharlarının mevsim normallerinin üzerinde sıcak geçeceğini öngördüklerini kaydetti. Bu sıcaklıklara aşırı hava olaylarının da eşlik edeceğini, özellikle orman yangınları ve sel olaylarının daha sık yaşanabileceğini vurgulayan Tağıl, 2026 yazı ve 2027 boyunca yeni sıcaklık rekorlarının kırılmasının da muhtemel göründüğünü ifade etti.
Uzmanlar, özellikle Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kuraklık riskinin artacağını, Karadeniz’de ise şiddetli yağış ve sel olaylarının görülebileceğini öngörüyor. Bu sürecin sadece meteorolojik bir gelişme olarak değil, enerji, tarım, su yönetimi ve afet riskleri açısından stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Tağıl, su kaynaklarının korunması ve kuraklık ile yangın riskine karşı önlemlerin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.


